21/04/2014 2:40

Alanur Özalp

Uzman Psikolog

Başarılı evliliklerde çiftler tartışmalarda her şeyi tartışmaya dahil etmezler. O günkü konuyu konuşur ve tartışırlar. Daha önce, hatta yıllar önce yaşanmış olayları gündeme getirmezler. Yüksek ses tonu haklı olduğunuzu göstermez. Özellikle haklı olmak için bağırmak, ses tonunu yükseltmek değil, alçak ve yumuşak bir ses tonuyla tartışmak tartışmayı kavgaya dönüştürmez. Özellikle yıllar önce olan olayları her tartışmadan devreye sokmamalıdırlar. Konu ile ilgili her şeyi söylemekten kaçınmalıdırlar. Çok konuşan üste çıkar fikri evlilikte yanlıştır. Evlilikte doğal olarak olan tartışmalarda eleştirel konuşmalar yapmak tartışmayı hızla kavgaya dönüştürür. Tartışmalarda karşı tarafı suçlamamaya dikkat etmek çok gereklidir. Sen hep beceriksizsin, sen bunu hep yapıyorsun, sen annem konusunda önyargılısın gibi konuşmalar tartışmayı sağlıksız bir atmosfere sokar. İlişkilerde hoşgörü, esnek olabilmek ilişkiyi korur ve güçlendirir. Tolerans ilişkilerin kopmasını kırılmasını önler. Çiftlerden bir tanesi değişebilir olmalıdır. Çiftlerin arasındaki kesin planlarla değil esneyebilen planlarla diğer eşe yaklaşmak doğru bir yaklaşımdır. İlişkilerde saygı her zaman olmalıdır. Seviye korunabilmelidir. Sınırlar aşılmamalıdır. İlişkilerde prensipler olmalıdır. İki tarafında ilişkiyi düzenleyici kurallar hep olmalıdır. Çiftler birbirlerini incitmek için değil sorunları çözmek için tartışmaktadırlar. Amaçları birbirlerini rencide edici olmak değildir. Ağızlarından çıkan her söze çok dikkat etmelidirler. Bu söz eşimi nasıl etkiler, bu sözden ne anlar, üzülür mü gibi soruların cevaplarını düşünmeden söylememelidir. Amaç karşı tarafı daha fazla üzmek, acıtmak, incitmek değildir. Bu konuda kim kimi daha fazla acıtabilir yarışması yapılmamalıdır. Acıtana büyük ödül verilmeyecektir. Karşı tarafı daha fazla acıtanın da canı yanacaktır. O da yalnız kalacaktır. En büyük acı yalnız kalmaktır.

İlişkide hemen savunmaya geçilmemelidir. Bu tür bir tutum karşı tarafın daha fazla savunmaya girmesine, diğer tarafında daha fazla saldırmasına sebep olabilir. Hızlı hareket edilmemelidir. Karşı taraf tamamıyla dinlenmeden hemen tepki gösterilmemelidir. Ön yargılardan uzak durulmaya çalışılmalıdır. Çiftler çevrelerindeki kişilerden fazla etkilenebilirler. Bazen kötü niyetli kişiler onların kafalarını karıştırabilirler. Aşırı takıntılı kişiler, geleneklere fazla bağlı kişiler çiftleri kötü yönde etkileyebilir. İşgüzar, meraklı, dedikoducu kişiler ortalığı karıştırabilir.

Her konuda eşinizi tam olarak dinlemeden eyleme girişmemelisiniz. Size bilgi veren en yakınlarınız olsa bile konuyu birde eşinizden dinlemelisiniz. Hiçbir ilişkide hızlı karar verilmemelidir. Hışımla kalkan zararla oturur. Her durumda sakin, sabırlı olmak gerekmektedir. Yargılayıcı olmamalıdır. Eşleri damgalamak tartışmayı başlamadan bitirecektir ve sizin kaybetmenizi sağlayacaktır. Hızlı koşan çabuk yorulur.

İlişkilerde uzmanların üzerinde ısrarla durduğu bire beş kuralı çok önemlidir. Eğer bir şekilde bir olumsuz söz söylediyseniz buna karşı beş olumlu, iyi söz söylemelisiniz. Tartışmada kişiler olayları şahsileştirmek yerine bu bizim ikimizin problemi, bunu biz çözeceğiz diye yaklaşmalıdırlar. Birbirini suçlamak doğru bir yol değildir. Tartışma sırasında belden aşağı vurmamak gereklidir. Olayın kontrolden çıktığını kim fark ederse yapabilirse konuyu hızla değiştirmek tehlikeyi engelleyen bir yoldur. Bir başka yolda konuyu tatlı bir espriyle bağlamak olabilir. Bu noktada espri yapılabilir.

Bir gülme molası alınıp tartışma yatıştıktan sonra konuyu konuşma yoluna gidilebilir. Taraflar soğuduklarında hızlarını kaybedebilirler. Öfkeleri bir miktar yatıştığında saldırganlık duyguları yerini soğukkanlılığa bırakabilir. Konuyu anladığını söylemek de karşı tarafın öfkesini azaltabilir. Tartışma sertleşmeye doğru gidiyorsa bu defa mola almak en doğru hareket olacaktır. Bir su almak gibi kısa bir ara bile öfkeyi azaltmaya yeterli olabilir. Bazen çiftlerden biri bu konuya böyle devam edecek olursak birbirimizi incitebiliriz ve sonradan düzeltilmesi çok zor olabilecek şeyler yaşayabiliriz. Bu konuyu yarın saat ikide konuşmak üzere bir ara verelim diyebilmelidir. Eğer konuyu yarın ikide konuşalım derseniz eşiniz bunu onaylayacaktır. Yeniden konuşacağınız zamanı belirleyerek şimdi durduralım sözünü herkes kabul edecektir. Sakinleşin ve konuyu kaldığınız yerden başlayıp bu defa daha hoşgörülü tartışabilirsiniz. Araştırmalar, sakinleşinceye kadar tartışmaya mutlaka mola verin demektedir. Çiftler birbirlerine karşı olumlu duygularını söylemekten kaçınmamalıdırlar. Birbirleriyle olumlu konuşmalar yapmalıdırlar. Birbirlerinin olumlu, beğendikleri yanlarını gördüklerini, beğendiklerini ve bu taraflarını hep görmek istediklerini söylemelidirler. Tepkilerini açık olarak medenice göstermelidirler. Tepkilerini söze dökmekten çekinmemelidirler. Yüzümden anlasın diye beklememelidirler. Açık, şeffaf ve hoşgörülü olmalıdırlar. Sakin, güzel ve sabırlı olmalıdırlar. Tatlı dilin, güzel sözlerin yılanı bile deliğinden çıkarabildiğini bilmelidirler. Öncelikle yavaş ve tane tane konuyu dile getirmelidirler. Kendi duygularını dile getirmelidirler. Karşı tarafı küçümsemek, alaycı ifadeler tehlikeli ve yanlış yaklaşımlardır.

Olumlu yaklaşım, pozitif yönden bakmak önemlidir. Aceleci olmayın. Ön yargılı olup olmadığınızı test edin. Yeteneklerinizi kullanın. Hayırlı bir iş için bazen de silahlarınızı saklamayı bilin. Evliliklerde çiftlerden birinin kazanması evliliğin kaybetmesi olabileceği için bu tür tartışmalara kaybetmek kazanmak olarak bakmayın. Evliliğiniz için neyin doğru olacağını düşünün ve öyle hareket edin. Suçlayıcı olmaktan her zaman kaçının. Suçladığınız kişi sizin eşiniz. Altından kalkamayacağınızı düşündüğünüz bir tartışma ise mutlaka bir uzmandan evlilik danışmanından gecikmeden yardım isteyin. En doğru hareket yardım isteyeceğin zamanı bilmektir.

 

Evlilikle birlikte kişilerin yaşamı da değişir. Evlilik, çiftlerin daha önce yaşadıkları flört, sözlülük ve nişanlılık gibi yaşantılara hiç benzemez. Evliliğin kendine has kuralları vardır.

Bazen kişiler nişanlılık dönemindeki ilişkilerini evlendikten sonra değiştiğini vurgulamaktadırlar. Evlilikte cinsel yaşamın bazı doğruları ve yanlışları vardır. Evlilikten eşlerin beklentileri farklı olabilmektedir. Cinsellik, bizim toplumumuz gibi yasakların ve bilgi eksikliklerinin çoğunlukta olduğu toplumlarda zaman zaman yanlış yaşanmaktadır.

Alanur Özalp

Uzman Psikolog

http://www.alopsikolog.net

Foto Copyright (c) 123RF Stock Photos

Uzman Psikolog

Alanur Özalp

Henüz yorum yazılmadı

Yorumunuzu yazınız...

*